Bu gadget'ta bir hata oluştu

1/23/2010

Yağdı!


Bugün her tarafı bembeyaz görmek beni çok mutlu etti. Öğlen saatinde dışarı çıkıp arkadaşlarıma üç beş kartopu atatarak nostalji de yapmış oldum, uzun süredir kara dokunmuyordum, o açıdan da mest olduğumu belirteyim.

Tüm ana yolların felç olması, bir haftadır yapılan uyarılara rağmen tuzlama gibi basit ve ilkel bir hadiseye bile kar yağdıktan sonra başlanması, İstanbul - İzmir yolunun saatlerce kilitlenmesi gibi rezaletlerin yaşanması beni mutlu etmedi, o ayrı konu.

Öğlen saatlerinde pencereden dışarı bakıp, içimden 'hadi dostum, biraz daha biraz daha!' diye kara seslenirken, bir anda bir flashbackler havuzunda buldum kendimi. Çocukken kar yağdığında yarım saat arayla pencerenin önüne gider, hala aynı şiddetle yağıyor mu, karın yüksekliği gittikçe artıyor mu diye kontrol ederdim. Her defasında derin bir oh çekip odama geri dönerdim. O zaman oturduğumuz ev sobalıydı, pencerenin dış pervazından biraz kar alıp sobanın üstüne bırakıp çılgın bir gürültüyle eriyişini izlerdim. Falan filan, nerden çıktıysa bende de bu kar fetişi, çocukluğuma falan geri dönmek lazım aslında bi.

Bu da iş yerinden çektiğim bir foto olarak geçsin tarihe.